Neden Hapşırırız? Hapşırma Refleksi, Güneşe Bakınca Hapşırmak ve Tutmanın Riski
Hapşırık nasıl oluşur, bazı insanlar güneşe bakınca neden hapşırır ve hapşırığı tutmak tehlikeli mi? Burnun güçlü savunma refleksini anlatıyoruz.
Kısa cevap
Hapşırma, burun içindeki sinir uçlarının toz, polen ya da mikrop gibi bir şeyle tahriş olmasıyla başlayan bir savunma refleksidir. Trigeminal sinir bu uyarıyı beyin sapına iletir. Beyin sapı derin bir nefes, gırtlağın kapanması ve ardından ağız ile burundan patlayıcı bir nefes verme hareketini başlatır. Amaç, burun yollarındaki yabancı maddeleri dışarı atmaktır.
Bu yazıda (8)
Önce burnunda bir gıdıklanma, ardından gözlerin istemsizce kapanır ve “hapşu!” Hapşırık hepimizin hayatında sıradan bir an. Ama bu kısa an, vücudumuzun en güçlü ve en eski savunma reflekslerinden birini barındırıyor. Üstelik insanların bir kısmı, burnu hiç tahriş olmadan, yalnızca güneşe baktığında da hapşırıyor.
Burnun bekçileri
Burnumuz yalnızca koku alma organı değildir, aynı zamanda akciğerlerin ilk savunma hattıdır. Burnun içi, mukus adı verilen yapışkan bir tabaka ve titrek tüylerle (silia) kaplıdır. Bu sistem soluduğumuz havadaki toz, polen ve mikropların çoğunu yakalar.
Burnun iç yüzeyinde ayrıca çok sayıda sinir ucu vardır. Bu sinir uçları, yüzdeki dokunma ve acı duyularından sorumlu olan trigeminal sinire bağlıdır. Bir şey bu sinir uçlarını yeterince tahriş ettiğinde alarm çalar.
Hapşırık adım adım
Hapşırma refleksi, istemsiz olarak gerçekleşen ve birkaç saniye süren bir dizi hareketten oluşur:
- Tahriş: Toz, polen ya da bir virüsün yol açtığı iltihap gibi bir uyaran burundaki sinir uçlarını uyarır.
- Sinyal: Trigeminal sinir bu uyarıyı beyin sapındaki hapşırma merkezine taşır.
- Hazırlık: Beyin sapı derin bir nefes almanı sağlar. O tanıdık “ha… ha…” anı budur.
- Basınç: Gırtlak kısa bir süre kapanır ve göğüs, karın ve diyafram kasları kasılarak akciğerlerde yüksek bir basınç oluşturur.
- Patlama: Gırtlak aniden açılır ve hava burun ve ağızdan güçlü bir şekilde dışarı fırlar. Bu sırada dil hafifçe yukarı kalkarak havanın bir kısmını burna yönlendirir. Göz kapakları da refleks olarak kapanır.
Bütün bu hareketler, birbirine sıkı bağlı pek çok kası aynı anda çalıştırır. Hapşırıktan sonra bazen boyun, sırt ya da karın kaslarında hissedilen hafif zorlanma bundandır.
Hapşırık ne kadar güçlü?
İnternette hapşırık havasının saatte 160 kilometreye ulaştığı sık sık yazılır. Ancak yüksek hızlı kameralarla yapılan ölçümler bu rakamın abartılı olduğunu gösteriyor. Gerçek hızlar kişiden kişiye çok değişse de genellikle bunun çok altında kalıyor.
Asıl şaşırtıcı olan hapşırığın ne kadar uzağa yayıldığıdır. MIT’den Lydia Bourouiba ve ekibi, öksürük ve hapşırıkları yüksek hızlı kameralarla incelediğinde şunu gördü:
- Büyük damlacıklar birkaç metre içinde yere düşüyor.
- Ama küçük damlacıklar, hapşırıkla birlikte çıkan sıcak ve nemli hava bulutunun içinde taşınıyor.
- Bu bulut, damlacıkların beklenenden çok daha uzağa gitmesini ve bir süre havada asılı kalmasını sağlıyor.
Bu bulgular, hastalıkların hapşırıkla nasıl yayıldığını anlamak açısından önemli. Hapşırırken ağzı ve burnu bir mendille ya da dirseğin iç kısmıyla kapatmanın neden bu kadar önerildiğini de açıklıyor.
Hapşırığı ne tetikler?
- Alerjenler ve tozlar: Polen, ev tozu akarları ve hayvan tüyleri en yaygın tetikleyicilerdir. Alerjisi olan kişilerde bağışıklık sistemi bu maddelere aşırı tepki verir ve histamin salgılanır. Histamin de sinir uçlarını uyararak art arda hapşırmaya yol açar.
- Enfeksiyonlar: Soğuk algınlığı ve grip virüsleri burun içinde iltihaplanmaya yol açar. Hapşırık hem vücudun virüsü atma çabasıdır hem de ne yazık ki virüsün yeni insanlara bulaşma yoludur.
- Tahriş edici maddeler: Karabiber, duman, güçlü kokular ve parfümler.
- Soğuk hava: Soğuk bir ortama aniden çıkmak burun mukozasını uyarabilir.
- Kaş almak: Kaşları yolmak yüzdeki trigeminal sinirin dallarını uyarır. Bazı kişilerde bu uyarı hapşırığa dönüşür.
Güneşe bakınca hapşırmak
Karanlık bir odadan güneşli bir sokağa çıktığında hapşırıyorsan yalnız değilsin. Bu duruma fotik hapşırma refleksi denir. İngilizcede “ACHOO sendromu” olarak da bilinir. Farklı araştırmalara göre insanların yaklaşık dörtte biri bu refleksi yaşıyor.
Fotik hapşırma refleksinin genetik olduğu, yani ailelerde kuşaktan kuşağa geçtiği biliniyor. Nedeni ise tam olarak bilinmiyor. En güçlü açıklamaya göre, göz bebeklerini daraltan görme siniri ile burnun duyularını taşıyan trigeminal sinir beyinde birbirine çok yakın çalışıyor. Parlak ışıkla gelen güçlü uyarı, sinyallerin bir kısmının yanlışlıkla “burun tahriş oldu” şeklinde algılanmasına yol açıyor olabilir.
Bu refleks çoğu zaman zararsızdır. Ama bazı uzmanlar, yüksek hızda araç kullanan pilotlar ve sürücüler için tünel çıkışlarında risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
Hapşırığı tutmak tehlikeli mi?
Kalabalık bir ortamda hapşırığı burnunu sıkıp ağzını kapatarak bastırmak cazip gelebilir. Ama bu, hapşırığın patlayıcı enerjisini dışarı çıkacak yer bırakmadan solunum yollarına hapseder.
Nadir de olsa bunun ciddi sonuçları olabileceğini gösteren vakalar var. 2023’te İskoçya’da bir adamın, burnunu ve ağzını kapatarak hapşırmaya çalıştıktan sonra nefes borusunda yırtık oluştuğu bildirildi. Daha önce de benzer şekilde gırtlak ve kulak zarı yaralanmaları kaydedilmişti.
| Yöntem | Güvenli mi? |
|---|---|
| Mendile hapşırmak | Evet, en iyi seçenek |
| Dirseğin iç kısmına hapşırmak | Evet, mendil yoksa |
| Avuç içine hapşırmak | Mikropları ellere bulaştırır |
| Burnu ve ağzı kapatarak tutmak | Önerilmez, nadiren yaralanmaya yol açabilir |
Hapşırık gelmeden önce burnun alt kısmına parmakla bastırmak ya da dili damağa bastırmak bazen hapşırığı önleyebilir. Ama bir kez başladıysa, bırakıp güvenli şekilde hapşırmak en doğrusudur.
Neden “çok yaşa” deriz?
Hapşırana iyi dilekte bulunmak pek çok kültürde ortak bir gelenek. Türkçede “Çok yaşa!” denir ve hapşıran kişi “Sen de gör!” diye karşılık verir. Almancada “Gesundheit!” (sağlık), İngilizcede “Bless you!” (Tanrı seni korusun) denir.
Bu geleneğin kökeni kesin değil. Bazı tarihçiler, salgın hastalıkların yaygın olduğu dönemlerde hapşırığın bir hastalık belirtisi olarak görülmesiyle ilişkilendiriyor. Hangi kökenden gelirse gelsin, bilimsel olarak hapşıran kişiye iyi dilekte bulunmak bir şey değiştirmese de nazik bir alışkanlık olarak yaşamaya devam ediyor.
Özetle
Hapşırma, burundaki sinir uçlarının tahriş olmasıyla başlayan, trigeminal sinir ve beyin sapı tarafından yönetilen güçlü bir savunma refleksidir. Derin nefes, gırtlağın kapanması ve patlayıcı nefes verme, yabancı maddeleri burundan dışarı atar. İnsanların yaklaşık dörtte biri güneşe bakınca da hapşırır. Hapşırığı zorla tutmak nadiren de olsa yaralanmalara yol açabileceği için, en iyisi bir mendile ya da dirseğe hapşırmaktır.
Sık sorulan sorular
Hapşırırken kalp durur mu?
Hayır, bu yaygın bir efsane. Hapşırık sırasında göğüs içi basıncı kısa süreliğine değişir ve kalp ritmi bir an farklılaşabilir. Ama kalp durmaz.
Hapşırırken gözleri açık tutmak mümkün mü?
Çok zordur, çünkü göz kapaklarının kapanması refleksin bir parçasıdır. Gözler açık kalsa bile yerinden fırlamaz; bu da bir efsanedir.
Hapşırığı tutmak zararlı mı?
Burnu ve ağzı kapatarak hapşırığı zorla tutmak, solunum yollarında basıncı çok artırır. Nadir de olsa kulak zarı, gırtlak ya da nefes borusunda yaralanmalar bildirilmiştir. Hapşırığı bir mendile ya da dirseğin içine yapmak en güvenli yoldur.
Hapşırık ne kadar uzağa yayılır?
Hapşırıkla çıkan büyük damlacıklar birkaç metre içinde yere düşer. Ama küçük damlacıklar, hapşırığın oluşturduğu sıcak ve nemli hava bulutuyla birlikte çok daha uzağa taşınıp havada bir süre asılı kalabilir.
Kaynaklar
- Bourouiba ve ark. (2014) – Violent expiratory events: on coughing and sneezing, Journal of Fluid Mechanics
- Keeton (1995) – Photic sneeze reflex, Neurology
- Misirovs ve ark. (2023) – Spontaneous tracheal perforation following a sneeze, BMJ Case Reports
Bu yazı bilimsel makaleler ve güvenilir kurumların yayınları temel alınarak hazırlandı ve düzenli olarak gözden geçiriliyor. Nasıl çalışıyoruz →