Neden Unuturuz? Unutma Eğrisi ve Daha İyi Hatırlamanın Bilimsel Yolları
Öğrendiklerimizi neden bu kadar çabuk unutuyoruz? Ebbinghaus’un unutma eğrisini, unutmanın sebeplerini ve kalıcı öğrenme yöntemlerini anlatıyoruz.
Kısa cevap
Unutmanın tek bir sebebi yoktur. Bazı bilgiler en baştan hafızaya düzgün kaydedilmez, bazıları zamanla zayıflar, bazıları da yeni ya da eski bilgilerle karışır. Çoğu zaman bilgi kaybolmuş değildir, sadece ona ulaşmakta zorlanırız. Ebbinghaus’un ünlü deneyleri, yeni öğrenilen bilginin önemli bir kısmının ilk birkaç saat içinde unutulduğunu gösterdi. Aralıklı tekrar ve kendini sınamak ise unutmayı en etkili yavaşlatan yöntemlerdir.
Bu yazıda (5)
Dün tanıştığın birinin adı, sınavdan bir hafta sonra konular, mutfağa neden girdiğin... Unutmak hepimizin her gün yaşadığı bir şey. Çoğu zaman bunu bir kusur gibi görürüz. Ama bilim insanlarına göre unutmak, hafızanın bir hatası değil, işleyişinin doğal bir parçası. Neden unuttuğumuzu anlamak, neyi nasıl hatırlayacağımızı da öğretiyor.
Ebbinghaus’un kendi üzerindeki deneyi
Unutmayı bilimsel olarak ölçen ilk kişi, 19. yüzyılda yaşamış Alman psikolog Hermann Ebbinghaus’tur. Ebbinghaus, anlamlı kelimelerin önceki bilgilerle karışmasını önlemek için “DAX”, “BUP” ya da “ZOL” gibi anlamsız heceler uydurdu. Bu hecelerden listeler hazırladı ve onları kusursuz ezberleyene kadar çalıştı.
Ardından farklı süreler bekledi ve listeleri yeniden öğrenmeye çalıştı. Yeniden öğrenmenin ilk öğrenmeye göre ne kadar daha kısa sürdüğünü, yani ne kadar “tasarruf” sağladığını ölçtü. 1885’te yayımladığı sonuçlar, bugün unutma eğrisi olarak bilinen grafiğin temelini oluşturdu.
Eğrinin en çarpıcı yanı şekli: Unutma ilk saatlerde çok hızlıdır, sonra yavaşlar. Ebbinghaus’un verilerine göre yalnızca 20 dakika sonra tasarruf yüzde 58’e, bir gün sonra yüzde 34’e düşmüştü. Bir ay sonra ise yüzde 21 civarında kalıyordu.
2015’te Amsterdam Üniversitesi’nden araştırmacılar Ebbinghaus’un deneyini aynı yöntemle tekrarladı ve çok benzer bir eğri elde etti. Yani 140 yıllık bulgu hâlâ geçerli.
Elbette anlamsız heceler gerçek hayattaki bilgilerden çok daha kolay unutulur. Anlamlı, ilgi çekici ve önceki bilgilerimizle bağlantılı şeyleri çok daha uzun süre hatırlarız. Ama eğrinin genel şekli hemen her türlü öğrenmede kendini gösterir.
Neden unutuyoruz? Beş temel sebep
Psikologlar unutmayı tek bir süreçle açıklamıyor. Birkaç farklı mekanizma birlikte çalışıyor.
1. Hiç kaydedilmemiş olabilir
Bazen “unuttuğumuz” şeyi aslında hiç öğrenmemişizdir. Dikkatimiz başka yerdeyken duyduğumuz bir isim hafızaya kaydedilmez. Bunu kendin deneyebilirsin: Her gün gördüğün bir madeni paranın ön yüzünü ayrıntılarıyla çizmeye çalış. Çoğu insan bunu başaramaz, çünkü günlük hayatta bu ayrıntılara hiç dikkat etmeyiz.
2. İz zamanla zayıflar
Kullanılmayan anılar zamanla solabilir. Bu, en eski unutma açıklamasıdır. Ancak tek başına yeterli değildir, çünkü bazen yıllar önce yaşadığımız sıradan bir anı bir koku ya da şarkıyla birden canlanır.
3. Anılar birbirine karışır
Araştırmalar, unutmanın en büyük sebeplerinden birinin karışma (girişim) olduğunu gösteriyor:
- Eski bilgi yeniyi bozar: Yeni telefon numaranı ezberlerken eski numara aklına gelmeye devam eder.
- Yeni bilgi eskiyi bozar: Yeni bir dil öğrendikçe daha önce öğrendiğin bir dilin kelimelerini hatırlamakta zorlanabilirsin.
Birbirine benzeyen bilgiler en çok karışanlardır. Aynı gün art arda çalışılan iki benzer ders, birbirini en çok bozanlardır.
4. Bilgi orada ama ulaşılamıyor
Unuttuğumuzu sandığımız pek çok şey aslında hafızamızda durur. Sorun ona ulaşmaktır. “Dilimin ucunda” hissi bunun en bilinen örneğidir. Kelimenin ilk harfini, uzunluğunu, hatta benzediği kelimeleri bilirsin, ama kelimenin kendisi gelmez.
Hatırlama, doğru ipucunu bulmaya bağlıdır. Bu yüzden bir şeyi öğrendiğin ortama geri döndüğünde ya da aynı ruh halinde olduğunda hatırlamak kolaylaşır.
5. Kapı eşiği etkisi
Bir odaya girip neden geldiğini unutmak çok yaygın bir deneyimdir. Notre Dame Üniversitesi’nden Gabriel Radvansky ve ekibi bunu deneylerle inceledi. Katılımcılar sanal ya da gerçek ortamlarda nesneler taşıdı. Bir kapıdan geçtikten sonra taşıdıkları nesneyi hatırlamakta, aynı mesafeyi aynı odada yürüyenlere göre daha çok zorlandılar.
Araştırmacılara göre beyin, kapı eşiklerini bir olay sınırı olarak algılıyor. Yeni bir sahneye geçildiğinde önceki sahneye ait bilgiler “arşive” kaldırılıyor ve onlara ulaşmak zorlaşıyor.
Unutmak aslında işe yarıyor
Her şeyi hatırlayabilseydik iyi olurdu diye düşünebilirsin. Ama unutmanın önemli faydaları var:
- Gereksiz ayrıntıları eler: Beyin, dün öğle yemeğinde kaç çatal olduğunu değil, kiminle ne konuştuğunu saklamayı tercih eder.
- Güncel bilgiyi öne çıkarır: Eski park yerini unutmak, bugün arabayı nereye bıraktığını hatırlamanı kolaylaştırır.
- Genelleme yapmayı sağlar: Ayrıntıları unutmak, olaylardan ortak dersler çıkarmamıza yardım eder.
Her şeyi unutmadan hatırlayan çok nadir kişiler, bu durumun bazen yorucu ve bunaltıcı olabildiğini anlatıyor.
Unutmayı yavaşlatmanın bilimsel yolları
İyi haber şu: Unutma eğrisi değiştirilebilir. Psikoloji araştırmaları birkaç yöntemin özellikle etkili olduğunu gösteriyor.
Aralıklı tekrar
Bir bilgiyi bir kez uzun süre çalışmak yerine, araya zaman koyarak birkaç kez tekrar etmek çok daha kalıcı öğrenme sağlar. Yüzlerce çalışmayı birleştiren 2006 tarihli büyük bir analiz bu etkinin son derece güçlü olduğunu doğruladı.
Her tekrardan sonra bilgi daha sağlam hale gelir ve bir sonraki tekrar için daha uzun süre bekleyebilirsin. Örneğin bir bilgiyi öğrendikten sonra ertesi gün, ardından üç gün sonra, sonra bir hafta sonra tekrar etmek iyi bir başlangıçtır. Bugün pek çok dil öğrenme uygulaması bu ilkeye göre çalışır.
Kendini sınamak
2006’da Washington Üniversitesi’nden Henry Roediger ve Jeffrey Karpicke, öğrencileri iki gruba ayırdı. Bir grup bir metni tekrar tekrar okudu. Diğer grup metni bir kez okuduktan sonra hatırladıklarını yazmaya çalıştı.
Kısa vadede tekrar okuyanlar biraz daha iyiydi. Ama bir hafta sonra, kendini sınayan grup metnin çok daha fazlasını hatırlıyordu. Bu bulguya sınama etkisi denir. Hatırlamaya çalışmak, bilgiye giden yolu güçlendirir.
| Yöntem | Kısa vadede | Uzun vadede |
|---|---|---|
| Tekrar tekrar okumak | Tanıdık gelir, öğrendim sanırız | Hızla unutulur |
| Altını çizmek | Az etkili | Az etkili |
| Kendini sınamak (bilgi kartı, soru çözme) | Daha zor hissettirir | Çok daha kalıcı |
| Aralıklı tekrar | Planlama ister | Çok daha kalıcı |
Anlamlandırmak ve bağlantı kurmak
Bir bilgiyi zaten bildiğin şeylerle ilişkilendirmek, ona birden fazla yoldan ulaşmanı sağlar. Bir kavramı kendi cümlelerinle açıklamak, ona örnek bulmak ya da başkasına anlatmak hafızayı güçlendirir.
İyi uyumak
Uyku sırasında beyin gün içinde öğrendiklerini yeniden oynatarak kalıcı hafızaya aktarır. Öğrendikten sonra uyuyan kişiler, aynı süre uyanık kalanlara göre daha fazla şey hatırlar. Sınav öncesi bütün geceyi uykusuz geçirmek bu yüzden çoğu zaman ters etki yapar. Bu konuyu Neden rüya görürüz? yazımızda da ele aldık.
Özetle
Unutmak; bilginin hiç kaydedilmemesi, zamanla zayıflaması, başka bilgilerle karışması ya da ona ulaşılamaması gibi farklı sebeplerle olur. Ebbinghaus’un unutma eğrisi, öğrendiklerimizin büyük kısmını ilk saatlerde kaybettiğimizi gösteriyor. Ama aralıklı tekrar, kendini sınama, anlamlandırma ve iyi bir uyku bu eğriyi belirgin şekilde yavaşlatabilir. Unutmak hafızanın düşmanı değil, onun seçici çalışmasının bir parçası.
Sık sorulan sorular
Unutmak kötü bir şey mi?
Hayır. Unutmak sağlıklı bir beynin normal işleyişinin parçasıdır. Beyin önemsiz ayrıntıları eleyerek önemli bilgilere yer açar ve genellemeler yapmamızı kolaylaştırır.
Dilimin ucunda ama bir türlü hatırlayamıyorum, neden?
Bu “dilin ucunda” olgusudur. Bilgi hafızada vardır ama ona ulaşan yol geçici olarak tıkanmıştır. Genellikle kelimenin ilk harfini ya da hece sayısını hatırlarız. Biraz sonra kendiliğinden akla gelmesi de bundandır.
Uyku hafızayı güçlendirir mi?
Evet. Uyku sırasında beyin gün içinde öğrenilenleri tekrar oynatarak kalıcı hafızaya aktarır. Öğrendikten sonra iyi uyumak, uykusuz kalmaya göre hatırlamayı belirgin şekilde iyileştirir.
Ne zaman unutkanlık için doktora gitmeli?
Günlük işleri aksatacak kadar sık unutkanlık, kaybolma, tanıdık yerleri ya da kişileri tanıyamama gibi belirtiler varsa bir uzmana başvurmak gerekir. Ara sıra anahtarı nereye koyduğunu unutmak ise normaldir.
Kaynaklar
- Murre & Dros (2015) – Replication and Analysis of Ebbinghaus’ Forgetting Curve, PLOS ONE
- Roediger & Karpicke (2006) – Test-Enhanced Learning, Psychological Science
- Cepeda ve ark. (2006) – Distributed practice in verbal recall tasks, Psychological Bulletin
- Radvansky ve ark. (2011) – Walking through doorways causes forgetting, Quarterly Journal of Experimental Psychology
Bu yazı bilimsel makaleler ve güvenilir kurumların yayınları temel alınarak hazırlandı ve düzenli olarak gözden geçiriliyor. Nasıl çalışıyoruz →